
Marka Hukukunda Renk Benzerliği ve Karıştırılma İhtimali Analizi: Yargıtay 11. HD. 2015/9367 E. Sayılı Kararı
11. Hukuk Dairesi 2015/9367 E. , 2016/3702 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : …..FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/12/2014
NUMARASI : 2014/110-2014/266
Taraflar arasında görülen davada ……….Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2014/110-2014/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ….. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/24911, 2008/42956, 2003/29143, 2011/42783 sayılı ve “……….”, “………”, …..”, “………” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “…….” ibaresini tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı …… tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile başvuru markasının karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tescil halinde müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanılacağını ileri sürerek, kurum kararının iptalini ve tescil halinde markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, başvuru markası ile itiraza dayanak markaların aynı mal ve hizmetleri kapsadığı, ortalama tüketicinin “………” harflerini futbol gazetesi olarak kavrayıp bir bütün olarak başvuruyu görüp işiteceği ve “……….” şeklinde telaffuz edip okuyacağı, “…..” harfi benzerliğinin ya da bir kısım renklendirme benzerliklerinin somut olay bakımından karıştırılmaya sebep olmasının söz konusu olamayacağı zira futbol sahalarından hareketle oluşturulan bir takım yeşil, kırmızı, beyaz renk kombinasyonlarının bu sektörde sıkça kullanıldığı, farklılık arz eden “…….” ibarelerinin markada ön plana çıkan ayırt ediciliği sağlayan asıl unsura karşılık geldiği, bu farklılığın salt renk kombinasyonu benzerliğinin gerisine düşerek karıştırmaya yol açması ihtimalinden söz edilemeyeceği, işaretler arasında benzerlik olmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, uyuşmazlık konusu marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen mutluk red nedenleri kapsamında da bulunmamasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek nitelikte olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Özet
Bu makale, marka hukukunun en temel ve tartışmalı konularından biri olan “karıştırılma ihtimali” (iltibas) kavramını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/9367 Esas sayılı kararı çerçevesinde analiz etmektedir. Çalışmanın odağında, markayı oluşturan işaretler arasındaki görsel ve işitsel benzerlik iddiasının, sektörel standartlar ve “renk kombinasyonları” özelinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği yer almaktadır. İnceleme konusu kararda, futbol basını sektöründe yaygın olarak kullanılan yeşil, kırmızı ve beyaz renklerin, markanın asli ayırt ediciliğini sağlamada tek başına yeterli olup olmayacağı ve ortalama tüketicinin algısındaki yeri tartışılmaktadır. Makale, mülga 556 sayılı KHK ve doktrin ışığında, mahkemenin “bütünsel algı” ilkesini nasıl uyguladığını ve sektörel ortak kullanım değerlerinin marka tescilindeki etkisini derinlemesine incelemektedir.
Giriş
Fikri mülkiyet hukuku disiplini içerisinde marka tescili, bir işaretin sadece özgünlüğünü değil, aynı zamanda mevcut markalarla olan mesafe derecesini de sınar. Marka hukukunun kalbi sayılabilecek 556 sayılı KHK m. 8/1-b (Güncel Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/1) uyarınca, halk nezdinde karıştırılma ihtimali yaratan başvuruların tescili mümkün değildir.
Bu çalışmada, Yargıtay 11. HD’nin 2015/9367 E., 2016/3702 K. sayılı ilamı esas alınarak; renk benzerliği ve harf dizilimlerinin, tüketicinin markayı algılama biçimi üzerindeki etkisi incelenecektir. Makalenin amacı, yargının marka işaretlerini “parçalara bölerek” değil, bir “bütün” olarak nasıl ele aldığını ve sektörel ortaklıkların (futbol sahası renkleri vb.) ayırt ediciliği zayıflatıp zayıflatmadığını hukuk profesörü perspektifiyle ortaya koymaktır.
İnceleme Konusu Yargıtay Kararının Analizi
Kararın Künyesi
Daire: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9367
Karar No: 2016/3702
Tarih: 06.04.2016
1. Hukuki Değerlendirme ve Dayanaklar
Yargıtay, uyuşmazlığı mülga 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi (karıştırılma ihtimali) ve 7. maddesi (mutlak ret nedenleri) çerçevesinde denetlemiştir. Mahkeme, markaların kapsadığı mal ve hizmet sınıflarının aynı olmasını bir veri olarak kabul etmiş, ancak tescil engeli için aranan “işaret benzerliği” kriterinin somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varmıştır.
2. Gerekçenin Analizi ve Mantık Silsilesi
Yargıtay’ın onama kararı, yerel mahkemenin şu adım adım kurgulanan gerekçesine dayanmaktadır:
İşitsel Analiz ve Telaffuz: Markaların bir bütün olarak “futbol gazetesi” bağlamında algılanacağı, harf dizilimlerinin kelime bütünlüğü içinde farklı sesçil sonuçlar doğurduğu vurgulanmıştır.
Renk Kombinasyonlarının Sektörel Değeri: Kırmızı, yeşil ve beyaz gibi renklerin futbol sektöründe (saha, kulüp renkleri vb.) “sıkça kullanılan” ve dolayısıyla ayırt ediciliği zayıf unsurlar olduğu belirtilmiştir.
Asli Unsura Odaklanma: Renk ve biçim benzerliklerinin, ibarelerdeki köklü farklılıkların “gerisinde kaldığı” ifade edilmiştir. Tüketicinin dikkatini renklerden ziyade, markayı tanımlayan özgün kelime yapısına vereceği kabul edilmiştir.
3. Karardaki Kilit Cümleler
“Renk kombinasyonlarının bu sektörde sıkça kullanıldığı, farklılık arz eden ibarelerin markada ön plana çıkan ayırt ediciliği sağlayan asıl unsura karşılık geldiği…” “Uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek nitelikte olması…”
Yargıtay’ın Konuya İlişkin İstikrarlı Görüşü ve Destekleyici İçtihatlar
Bu karar, Yargıtay’ın “parçacı yaklaşım yerine bütünsel algı” ilkesine sadık kaldığını göstermektedir. Ana karardaki görüşü destekleyen diğer önemli kararlar şunlardır:
Yargıtay 11. HD, E. 2014/156, K. 2014/567: “Markadaki ek unsurlar ayırt ediciliği sağlayacak düzeyde ise, ortak kullanılan zayıf ibareler iltibasa yol açmaz.”
Yargıtay HGK, E. 2012/11-13, K. 2012/256: “Ortalama tüketicinin markaları yan yana getirerek değil, zihninde bıraktığı genel izlenimle karşılaştırdığı esastır.”
Yargıtay 11. HD, E. 2016/500, K. 2016/3200: Sektörel renklerin ve şekillerin kimsenin tekeline verilemeyeceği, bu unsurların benzerlik incelemesinde geri planda tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 11. HD, E. 2013/4295, K. 2014/1102: Kelime markalarında harf benzerliklerinden ziyade, anlam ve telaffuzdaki bütünsel kopuşun iltibası engellediği kabul edilmiştir.
Uygulamadan Örnekler ve Hukuki Niteleme Sorunları
Çekişme Konusu Örnekler
Hukuki sorun, zayıf unsurların (renkler) baskın unsurları (kelimeler) gölgeleyip gölgeleyemeyeceğidir.
Örnek: İki bankanın da logolarında “mavi” rengi kullanması iltibas yaratmaz; zira banka isimleri (asli unsurlar) yeterince farklıdır. Ancak banka ismi çok benzerken (Örn: “XBank” ve “X-Bank”) aynı renk kullanımı hukuka aykırı kabul edilir.
Neden: Yargıtay, tüketicinin markayı bir “kod” olarak okuduğunu ve bu kodun içindeki en güçlü karakterin (genelde kelime) belirleyici olduğunu savunur.
Karşılaştırmalı Analiz
Hukuka Aykırı Kabul Edilen Durumlar: Bir markanın tanınmışlığından “parazit yapma” (free-riding) kastıyla, kelime oyunları ve yazı karakteri birebir kopyalanarak sülale markası yaratma çabası.
Hukuka Uygun Kabul Edilen Durumlar: Sektörel bir ihtiyaca binaen kullanılan ortak renkler (Örn: Eczane tabelalarında kırmızı-beyaz) eşliğinde, markanın özgün adının kullanılması.
Bilimsel Görüşler (Doktrin)
Prof. Dr. Ünal Tekinalp‘in de belirttiği üzere, markanın koruma kapsamı ayırt edicilik gücü ile doğru orantılıdır. Doktrinde hâkim olan görüşe göre, “tasvir edici” veya “sektörel ortak” nitelikli unsurlar, iltibas analizinde zayıf halka olarak değerlendirilmelidir. Yargıtay’ın kararı, doktrindeki “zayıf markaların koruma alanının dar olması gerektiği” görüşüyle tam bir paralellik içindedir.
Uluslararası Hukuk ve Karşılaştırmalı Bakış
Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) uygulamalarında “Global Assessment” (Bütünsel Değerlendirme) ilkesi esastır. ABAD’ın Sabel v. Puma ve Canon kararlarında vurguladığı gibi; karıştırılma ihtimali, görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerin bütünsel bir tartımıdır. Alman Federal Mahkemesi (BGH) kararlarında da sektörel renklerin “free-keeping” (herkesin kullanımına açık tutma) ilkesi gereği tekelleşemeyeceği kabul edilmektedir. Yargıtay’ın bu kararı, Türk hukukunu bu evrensel standartlarla uyumlu bir çizgide tutmaktadır.
Sonuç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/9367 E. sayılı kararı, marka hukukunda “şekilcilikten” ziyade “algısal gerçekliğe” önem vermektedir. Karar, renk benzerliklerinin veya bir kısım harf ortaklıklarının, asıl ayırt edici unsur olan kelime yapısındaki derin farkları kapatamayacağını tescillemiştir.
Uygulayıcılar (avukatlar ve hakimler) için bu karardan çıkan temel çıkarım; marka benzerliği davalarında her benzer unsurun değil, sadece “ayırt ediciliği sağlayan asli unsurdaki benzerliğin” iltibasa yol açacağıdır. Bu doğrultuda, marka tescil başvurusu aşamasında, sektörel ortak renklerin kullanımından çekinilmemeli; ancak kelime seçiminde mutlak özgünlük aranmalıdır. Bu strateji, hem tescil başarısını artıracak hem de gereksiz marka tescil ücreti ve yargılama maliyetlerinin önüne geçecektir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Marka tescilinde iltibas nedir? Bir markanın, halk nezdinde başka bir markayla ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimalidir.
Renkler tek başına marka olarak tescil edilebilir mi? Çok istisnai durumlarda ve yoğun kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmışsa mümkündür; ancak genelde renk kombinasyonları tescil edilir.
İki markanın aynı renkleri kullanması yasak mıdır? Hayır, asli unsurlar (isimler) farklıysa aynı renklerin kullanımı iltibas oluşturmayabilir.
Sektörel renk kullanımı ne demektir? Bir faaliyet alanında genel kabul görmüş renklerdir (Örn: Futbol için yeşil-beyaz).
Ortalama tüketici algısı neden önemlidir? Mahkeme benzerliği hukukçu gözüyle değil, o malı alan sıradan vatandaşın dikkatiyle ölçer.
556 sayılı KHK hala geçerli mi? Hayır, yerini 2017’de Sınai Mülkiyet Kanunu‘na bıraktı; ancak eski davalarda uygulanmaya devam eder.
Marka tescili neden reddedilir? Önceki markaya benzerlik, tanımlayıcı olması veya kamu düzenine aykırılık gibi nedenlerle.
İşaret benzerliği nasıl ölçülür? Görsel, işitsel ve kavramsal (anlamsal) benzerlikler bir bütün olarak tartılır.
Markadaki “asli unsur” nedir? Markanın tüketicinin zihninde en çok yer eden, ayırt ediciliği sağlayan temel parçasıdır.
Zayıf unsur nedir? Renkler, geometrik şekiller veya tasvir edici kelimeler gibi ayırt ediciliği düşük parçalardır.
Bütünsel algı ilkesi nedir? Markayı parçalara ayırmadan, yarattığı genel izlenim üzerinden değerlendirme yapmaktır.
Harf benzerliği iltibasa yeter mi? Tek başına yetmeyebilir; kelimenin uzunluğu, telaffuzu ve anlamı da önemlidir.
Marka tescilinde “kötü niyet” nedir? Başkasının markasından haksız yararlanmak amacıyla tescil başvurusu yapmaktır.
YİDK kararı nedir? TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun itirazlar üzerine verdiği nihai idari karardır.
Marka hükümsüzlüğü davası ne kadar sürer? Genellikle 1,5 ile 3 yıl arasında değişmektedir.
Marka tescil ücretleri iade edilir mi? Başvuru reddedilirse resmi harçlar iade edilmez.
Dava açmak için hak düşürücü süre var mı? Marka ilanından itibaren itiraz süresi 2 aydır; tescil sonrası hükümsüzlük davası ise genellikle 5 yıldır.
Yargıtay onama kararı ne demektir? Üst mahkemenin yerel mahkeme kararını hukuka uygun bularak kesinleştirmesidir.
Uzman bilirkişi incelemesi zorunlu mu? Marka hukukunda hakim “hukuki bilgisi ile” karar verebilir ancak teknik konularda bilirkişiye başvurulur.
Marka tescil ücreti neye göre belirlenir? Sınıf sayısına ve kurumun yıllık tarifesine göre.
Futbol gazetesi markalarında ayırt edicilik nasıldır? “Spor”, “Futbol” gibi kelimeler zayıftır; özgün isimler (Örn: Fanatik) güçlüdür.
Tanınmış marka koruması nedir? Tescilli olmadığı sınıflarda bile benzerlerinin tescilini engelleme gücüdür.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nedir? Marka, patent gibi sınai hak davalarına bakan uzman ihtisas mahkemesidir.
Karar düzeltme yolu açık mıdır? Eski usule göre mümkündü, ancak güncel sistemde istinaf ve temyiz yolları mevcuttur.
Marka tescilinde “tanımlayıcı işaretler” tescil edilebilir mi? Hayır, herkesin kullanımına açık olması gereken kelimeler tescil edilemez.
AB hukuku Türk kararlarını etkiler mi? Kanunumuz AB yönergeleriyle uyumlu olduğu için ABAD kararları yol göstericidir.
İltibas davasında haksız çıkan taraf ne öder? Karşı tarafın vekalet ücretini ve yargılama giderlerini öder.
Marka tescilinden önce araştırma yapılmalı mı? Evet, benzer markaların tescil engelini önceden görmek için şarttır.
İltibas riskini azaltmak için ne yapılmalı? Logo tasarımı ve isim seçiminde rakiplerden belirgin şekilde farklılaşılmalıdır.
Yargıtay kararındaki “01,50 TL harç” nedir? Temyiz incelemesi sonrası eksik kalan veya yatırılması gereken sembolik bakiye tutardır.
Dilara AYDIN
Avukat & Arabulucu
Paraf Hukuk Kurucusu ve Yöneticisi
NOT:
“Yorumlar, ilgili Yargıtay kararlarının öznel değerlendirmesidir. Her somut olay farklılık gösterebilir. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır, bağlayıcı hukuk görüşü teşkil etmez.”
Isparta Patent
ETKİN PATENT | MARKA STRATEJİSTİ: BÜLENT AYDIN
Isparta Patent, 21 yılı aşkın kurumsal tecrübeye sahip Etkin Patent bünyesinde faaliyet gösteren tescilli ulusal sınai mülkiyet kuruluşudur. Yayınlanan tüm makaleler, rehberler ve sektörel içerikler, marka tescili süreçlerinde hatalı işlem yapılmasını önlemek amacıyla uzman marka stratejistleri ve sınai mülkiyet danışmanlarının denetiminden geçerek doğrulanmıştır. Platformumuzda sunulan güncel içtihatlar ve tescil metotları, marka haklarının ulusal ve uluslararası düzeyde eksiksiz korunmasını hedefleyen operasyonel bir süzgecin ürünütedir.
